İlaç Bilgi Sayfası
LUCRIN DEPOT 3 AY IM/SC 11,25 MG KULLANIMA HAZIR TOZ VE ÇÖZÜCÜ İÇEREN ÇİFT BÖLMELİ ENJEKTÖR
Toz formundaki bu ürünün ne için kullanıldığı, kullanım şekli ve olası yan etkileri aşağıda yer almaktadır.
Kayıt Bilgileri
LUCRIN DEPOT 3 AY IM/SC 11,25 MG KULLANIMA HAZIR TOZ VE ÇÖZÜCÜ İÇEREN ÇİFT BÖLMELİ ENJEKTÖR Ürün Bilgileri
- Barkod
- 8680656080124
- ATC kodu
- L02AE02
- Reçete durumu
- Beyaz Reçete ile satılır.
- Firma
- ABBVİE TIBBİ İLAÇLAR SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
- Son kayıt güncellemesi
- 31.07.2026
- TİTCK doğrulanmış etkin madde
- Leuprolıde asetat
Resmî Kullanma Talimatı
LUCRIN DEPOT 3 AY IM/SC 11,25 MG KULLANIMA HAZIR TOZ VE ÇÖZÜCÜ İÇEREN ÇİFT BÖLMELİ ENJEKTÖR Kullanım Bilgileri
LUCRIN DEPOT 3 AY IM/SC 11,25 MG KULLANIMA HAZIR TOZ VE ÇÖZÜCÜ İÇEREN ÇİFT BÖLMELİ ENJEKTÖR için resmî Kullanma Talimatı belgesinden doğrulanan bilgiler aşağıdaki başlıklarda sunulmaktadır.
1
Ne İşe Yarar ve Hangi Durumlarda Kullanılır?
Nedir ve ne için kullanılır?
- LUCRİN DEPOT, 11,25 mg löprolid asetat etkin maddesini içermektedir.
- LUCRİN DEPOT kullanıma hazır enjektör kutusunda, iğne ile birlikte bir adet
önceden doldurulmuş iki hazneli kullanıma hazır enjektör, bir adet piston ve iki adet
alkollü kağıt bulunmaktadır. - LUCRİN DEPOT, kas içine veya deri altına enjeksiyon yoluyla uygulanarak kullanılan
steril liyofilize toz haldeki mikrokürelerden oluşmaktadır. - LUCRİN DEPOT’un etkin maddesi olan, löprolid asetat vücutta doğal olarak var olan
gonadotropin serbestleştirici hormonun (GnRH veya LH-RH) sentetik bir eşdeğeridir.
Doğal hormondan daha güçlü bir etki yapar.
LUCRİN DEPOT aşağıdaki durumlarda kullanılır:
a. Prostat Kanseri: LUCRİN DEPOT, testosteron üretiminin kastrasyon (kimyasal hadım)
düzeyinde baskılanmasının istendiği, lokal ileri evre veya metastatik (yayılan) prostat
kanserinin tedavisinde kullanılır.
b. Endometriozis: LUCRİN DEPOT, hafif-şiddetli endometriyozis (çikolata kisti)
tedavisinde kullanılır. Tedavi süresi 6 ay ile sınırlandırılmalıdır.
c. Rahim Miyomu: LUCRİN DEPOT rahim miyomu (iyi huylu tümör) tedavisinde yalnız
ameliyattan önceki dönemde kullanılır. Tedavi süresi 6 ay ile sınırlandırılmalıdır.
d. Meme Kanseri: LUCRİN DEPOT, estrojen ve/veya progesteron (hormon) reseptör pozitif
premenopozal (menopoz öncesi) ve perimenopozal (menopoz sırası) meme kanserli
olguların hormonal tedavisinde (adjuvant veya metastatik olgular) over (yumurtalık)
kaynaklı estrojen sekresyonunu (salgılanmasını) önlemek amacıyla kullanılır.
e. Gerçek erken gelişen ergenlik (Santral Puberte Prekoks): LUCRİN DEPOT gerçek
erken gelişen döneminin görüldüğü çocukların (9 yaşın altındaki kızlar, 10 yaşın altındaki
erkekler) tedavisinde kullanılır.
2
Kimler Dikkatli Kullanmalı? Kritik Uyarılar
Aşağıdaki durumlarda dikkatli kullanınız
LUCRİN DEPOT ile tedaviniz uzman hekim gözetimi altında yürütülmelidir.
LUCRİN DEPOT kullanan hastalarda depresyon bildirilmiştir. Bu durum ciddi olabilir. Bu
ürünü kullanırken ruh hali değişimleri yaşarsanız doktorunuzla iletişime geçiniz.
LUCRİN DEPOT ile tedavi edilen geçmişinde predispozan (yatkınlık) faktörü olan veya
olmayan hastalarda konvülsiyon (kasılma) riskini artırabilir.
Sizde (veya çocuğunuzda) kötü ya da tekrarlayan baş ağrısı, görme duyunuzla ilgili
sorunlar ve kulaklarınızda çınlama veya uğultu şikayeti ortaya çıkarsa, derhal doktorunuza
danışınız.
Eğer yağlı karaciğeriniz varsa doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Erkeklerde;
Prostat karsinom (kötü huylu tümör) tedavisi alıyorsanız tedaviniz hormon tedavisinde
uzman bir hekim tarafından izlenmelidir.
Tedavinizin ilk haftasında şikayetleriniz ve belirtiler kötüleşebilir; bu durum kanınızdaki
testosteron seviyesinin geçici olarak artmasından kaynaklanır.
Metastaz (yayılım) kaynaklı idrar yolu tıkanıklığınız varsa doktorunuz tedavinin ilk
haftalarında sizi dikkatli izlemelidir. Testislerin bir veya her ikisinin alınması veya östrojen
tedavisi gibi alternatif tedaviler bu gibi durumlarda daha güvenlidir.
Vertebral (omur ile ilgili) metastazınız (yayılımınız) varsa LUCRİN DEPOT ile tedaviye
başlangıçta doktorunuz sizi dikkatli izlemelidir.
LUCRİN DEPOT ile tedavi ediliyorsanız, kanda yüksek glikoz seviyesi oluşabilir. Bu
nedenle diyabet (şeker hastalığı) gelişebilir veya mevcut diyabet durumunda, kan şekerinin
korunması daha zor kontrol edilebilir. Bu nedenle doktorunuz kan şekerinizi kontrol
edecektir.
Yüksek kan şekeri, diyabet (şeker hastalığı), yüksek kolesterol ve/veya yağlı karaciğer
öykünüz varsa, doktorunuz sizi metabolik sendrom/değişiklikler açısından yakından
izlemelidir.
LUCRİN DEPOT ile tedavi ediliyorsanız, kalp problemleri (kalp krizi, ani ölüm ve felç)
riskiniz artabilir. Doktorunuz prostat kanseri için tedavi yöntemine karar verirken kalp
problemleri riskini dikkatlice değerlendirecektir. Bu risk düşük olmasına rağmen,
doktorunuz sizi kalp ve damar hastalıkları bulgu ve belirtileri için yakından takip edecektir.
Kalp ritminin düzensizleşmesi (aritmiler) dahil olmak üzere bir kalp veya kan damarı
rahatsızlığınız varsa veya bu durumlar için ilaç tedavisi görüyorsanız, LUCRİN DEPOT
kullanırken kalp ritmi problemleri riski artabilir.
LUCRİN DEPOT ile tedavi sizin için bir risk içeriyorsa hekiminiz LUCRİN DEPOT
yerine LUCRİN’in günlük dozajı ile tedaviye başlamayı düşünebilir. Günlük tek doz iyi
tolere edilirse LUCRİN DEPOT’a dönülebilir.
Tedavinizin başlarında testosteron ve asit fosfataz (prostat bezinde bulunan enzim)
seviyeniz geçici olarak yükselebilir, sonrasında kademeli olarak düşer.
Androjen deprivasyon tedavisi QT aralığını uzatabilir. Doktorlar, QT uzaması risk
faktörleri ile ilgili öyküsü olan hastalarda ve QT aralığını uzatabilen eşzamanlı tıbbi
ürünler alan hastalarda LUCRİN tedavisine başlamadan önce Torsade de pointes (bir çeşit
kalp ritim bozukluğu) potansiyeli dahil olmak üzere yarar/risk oranını değerlendirmelidir.
Kadınlarda;
LUCRİN DEPOT ile tedaviniz uzman hekim tarafından yürütülmelidir.
LUCRİN DEPOT tedavisine başlamadan önce, gebe olmadığınızdan emin olmalısınız.
Şüphe halinde gebelik testi yapılmalıdır.
Eğer ağız yolu ile alınan doğum kontrol ilacı veya diğer hormon bazlı doğum kontrol ilacı
kullanıyorsanız, LUCRİN DEPOT ile tedaviye başlamadan önce sona erdirmelisiniz. Diğer
doğum kontrol yöntemleri tedavi sırasında kullanılmalıdır. Hamilelik süreciniz başladığı
anda tedavi durdurulmalıdır.
Tedavinin ilk haftasında seks hormonlarının geçici artışı sebebi ile şikayetler ve belirtilerde
artış görülebilir. Bu şikayetler ve belirtiler tedaviye devam edilmesi ile ortadan kalkacaktır.
Menapozda beklenildiği gibi LUCRİN DEPOT ile tedavi sırasında kemik mineral
yoğunluğunda (KMY) azalma olabilir. KMY kaybının altı aylık tedavi süresinden sonra
geri dönüşümlü olduğu gösterilmiştir. Yapılan çalışmalar, 6 ve 12 aylık tedaviden sonra
KMY kaybı göstermiştir.
Anormal vajinal kanamanız varsa LUCRİN DEPOT ile tedaviye başlanılmadan önce
sebebi belirlenmelidir.
Çocuklarda;
LUCRİN DEPOT tedavisi için erken ergenlik riskine karşın önlem alınmalıdır. LUCRİN
DEPOT ile tedavi öncesi adrenal (böbrek üstü) veya eşey bezlerde (üreme bezlerinde)
büyüme veya bu bezlerde tümör oluşmasından kaynaklanan erken ergenlik elimine
edilmelidir. Erken ergenliğin eşey bezlerini (üreme bezlerini) etkileyen hormonlardan
(gonadotropinler) bağımsız olması da elimine edilmelidir.
Gerçek erken puberte (santral erken puberte) için uygulanan LUCRİN DEPOT tedavisi
sırasında kemik kaybı (kemik mineral yoğunluğunda azalma) ortaya çıkabilir. Ancak
tedavinin durdurulmasından sonra kemik kaybı ortadan kalkar ve geç ortaya çıkan ergenlik
dönemde normal düzeylere dönebilir.
LUCRİN DEPOT ile tedavinin yetişkin kemik yoğunluğu ve uzun süreli güvenlik
üzerindeki etkisi, tedaviden etkilenmiş gibi görünmemektedir.
Tedavinin bırakılması, uyluk kemiği başına ait büyüme plağının kaymasına neden olabilir.
Bu durumun olası nedeni, tedavi sırasında kadınlık hormonunun (östrojen) düşük
konsantrasyonuna bağlı olarak büyüme plağını zayıflatması olabilir. Tedavinin
durdurulmasından sonra büyüme hızı artışı, büyüme plağının yer değiştirmesi için kuvvetin
azalmasıyla sonuçlanır. Hormon salgılanmasının yeterince kontrol edilememesinin uzun
süreli etkileri bilinmemektedir. Daha sonraki yetişkin boyu ile uyumlu olabilir.
Enjeksiyon bölgesinde steril apse durumunda emilimin azalması nedeni ile hormonal
parametreler her iki haftada bir izlenmelidir.
Progresif (ilerleyici) beyin tümörlerinin tedavisinden önce bireysel riskler ve yararlar
dikkatlice değerlendirilmelidir.
Tedavinin ilk bir/iki ayı boyunca kızlarda hormon kesilme belirtisi olarak vajinal kanama,
lekelenme ve akıntı görülebilir. Tedavinin ilk bir/iki ayından sonraki vajinal kanamalar
incelenmelidir.
Erken gelişen ergenlik için GnRH (gonadotropin salıverici hormon) tedavisi esnasında
kemik mineral yoğunluğu azalabilir. Ancak tedavinin kesilmesini takiben kemik kütlesi
büyümesi korunur ve geç ergenlerde kemik kütlesi tedaviden etkilenmez.
Dozlama şeması ile yeterli tedavi sağlanmazsa ya da hatalı dozlama yapılmışsa, bu durum
ergenlik sürecinin yetersiz kontrolüne yol açabilir. Adet görme, meme büyümesi veya
testis büyümesi gibi ergenlik belirtileri geri dönecektir. Uzun sürede ortaya çıkacak
sonuçları bilinmemektedir; kişinin nihai boy uzunluğunu daha da kısıtlayacak olması
mümkündür.
Eğer yukarıda belirtilenlerden herhangi biri sizin için geçerli ise veya emin değilseniz,
LUCRİN DEPOT kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen
doktorunuza danışınız.
LUCRİN DEPOT’un yiyecek ve içecek ile kullanılması
Uygulama yöntemi açısından yiyecek ve içeceklerle etkileşimi yoktur.
3
Hamilelikte Kullanılır mı?
Hamilelik
anda tedavi durdurulmalıdır.
Tedavinin ilk haftasında seks hormonlarının geçici artışı sebebi ile şikayetler ve belirtilerde
artış görülebilir. Bu şikayetler ve belirtiler tedaviye devam edilmesi ile ortadan kalkacaktır.
Menapozda beklenildiği gibi LUCRİN DEPOT ile tedavi sırasında kemik mineral
yoğunluğunda (KMY) azalma olabilir. KMY kaybının altı aylık tedavi süresinden sonra
geri dönüşümlü olduğu gösterilmiştir. Yapılan çalışmalar, 6 ve 12 aylık tedaviden sonra
KMY kaybı göstermiştir.
Anormal vajinal kanamanız varsa LUCRİN DEPOT ile tedaviye başlanılmadan önce
sebebi belirlenmelidir.
Çocuklarda;
LUCRİN DEPOT tedavisi için erken ergenlik riskine karşın önlem alınmalıdır. LUCRİN
DEPOT ile tedavi öncesi adrenal (böbrek üstü) veya eşey bezlerde (üreme bezlerinde)
büyüme veya bu bezlerde tümör oluşmasından kaynaklanan erken ergenlik elimine
edilmelidir. Erken ergenliğin eşey bezlerini (üreme bezlerini) etkileyen hormonlardan
(gonadotropinler) bağımsız olması da elimine edilmelidir.
Gerçek erken puberte (santral erken puberte) için uygulanan LUCRİN DEPOT tedavisi
sırasında kemik kaybı (kemik mineral yoğunluğunda azalma) ortaya çıkabilir. Ancak
tedavinin durdurulmasından sonra kemik kaybı ortadan kalkar ve geç ortaya çıkan ergenlik
dönemde normal düzeylere dönebilir.
LUCRİN DEPOT ile tedavinin yetişkin kemik yoğunluğu ve uzun süreli güvenlik
üzerindeki etkisi, tedaviden etkilenmiş gibi görünmemektedir.
Tedavinin bırakılması, uyluk kemiği başına ait büyüme plağının kaymasına neden olabilir.
Bu durumun olası nedeni, tedavi sırasında kadınlık hormonunun (östrojen) düşük
konsantrasyonuna bağlı olarak büyüme plağını zayıflatması olabilir. Tedavinin
durdurulmasından sonra büyüme hızı artışı, büyüme plağının yer değiştirmesi için kuvvetin
azalmasıyla sonuçlanır. Hormon salgılanmasının yeterince kontrol edilememesinin uzun
süreli etkileri bilinmemektedir. Daha sonraki yetişkin boyu ile uyumlu olabilir.
Enjeksiyon bölgesinde steril apse durumunda emilimin azalması nedeni ile hormonal
parametreler her iki haftada bir izlenmelidir.
Progresif (ilerleyici) beyin tümörlerinin tedavisinden önce bireysel riskler ve yararlar
dikkatlice değerlendirilmelidir.
Tedavinin ilk bir/iki ayı boyunca kızlarda hormon kesilme belirtisi olarak vajinal kanama,
lekelenme ve akıntı görülebilir. Tedavinin ilk bir/iki ayından sonraki vajinal kanamalar
incelenmelidir.
Erken gelişen ergenlik için GnRH (gonadotropin salıverici hormon) tedavisi esnasında
kemik mineral yoğunluğu azalabilir. Ancak tedavinin kesilmesini takiben kemik kütlesi
büyümesi korunur ve geç ergenlerde kemik kütlesi tedaviden etkilenmez.
Dozlama şeması ile yeterli tedavi sağlanmazsa ya da hatalı dozlama yapılmışsa, bu durum
ergenlik sürecinin yetersiz kontrolüne yol açabilir. Adet görme, meme büyümesi veya
testis büyümesi gibi ergenlik belirtileri geri dönecektir. Uzun sürede ortaya çıkacak
sonuçları bilinmemektedir; kişinin nihai boy uzunluğunu daha da kısıtlayacak olması
mümkündür.
Eğer yukarıda belirtilenlerden herhangi biri sizin için geçerli ise veya emin değilseniz,
LUCRİN DEPOT kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen
doktorunuza danışınız.
LUCRİN DEPOT’un yiyecek ve içecek ile kullanılması
Uygulama yöntemi açısından yiyecek ve içeceklerle etkileşimi yoktur.
Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız .
Hamile iseniz bu ilacı kullanmayınız. Hamile kadınlarda löprolid asetat kullanımı hakkında
yeterli bilgi yoktur. Bu nedenle, LUCRİN DEPOT tedavisine başlamadan önce hamilelik
ihtimalinin olmadığından emin olunmalıdır.
Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar tedavi süresince etkili doğum kontrolü uygulamak
zorundadırlar. Eğer gebeliği önleyici bir yöntem gerekli görülüyorsa hormonal olmayan bir
korunma yöntemi kullanılmalıdır.
LUCRİN DEPOT kullanımı kadınlarda ve erkeklerde doğurganlığı olumsuz yönde
etkileyebilir. Kadınlarda bu etki ilaç bırakıldıktan 6 ay sonra normale döner. Löprolid asetat
ile tedaviden sonra erkek doğurganlığı hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Hamileyseniz veya hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı
planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Tedaviniz sırasında hamile oldu ğ unuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza
danı ş ınız.
4
Emzirirken Kullanılır mı?
Emzirme
Erken ergenliğe girmiş kızlarda:
Hamile iseniz veya emziriyorsanız,
Kesin tanısı konmamış vajinal kanamanız varsa kullanılmamalıdır.
Stevens-Johnson Sendromu (SJS) ve Toksik Epidermal Nekroliz (TEN) dahil ciddi deri
döküntüleri löprolid asetat tedavisi ile ilişkili olarak rapor edilmiştir. Bu ciddi deri
reaksiyonlarıyla ilişkili herhangi bir semptom fark ederseniz, hemen löprolid asetat
kullanmayı hemen bırakınız ve derhal tıbbi yardım alınız.
Eğer yukarıda belirtilenlerden herhangi biri sizin için geçerli ise LUCRİN DEPOT’u
kullanmayınız. Emin değilseniz LUCRİN DEPOT’u kullanmadan önce doktorunuza veya
eczacınıza danışınız.
LUCRİN DEPOT’u aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ
LUCRİN DEPOT ile tedaviniz uzman hekim gözetimi altında yürütülmelidir.
LUCRİN DEPOT kullanan hastalarda depresyon bildirilmiştir. Bu durum ciddi olabilir. Bu
ürünü kullanırken ruh hali değişimleri yaşarsanız doktorunuzla iletişime geçiniz.
LUCRİN DEPOT ile tedavi edilen geçmişinde predispozan (yatkınlık) faktörü olan veya
olmayan hastalarda konvülsiyon (kasılma) riskini artırabilir.
Sizde (veya çocuğunuzda) kötü ya da tekrarlayan baş ağrısı, görme duyunuzla ilgili
sorunlar ve kulaklarınızda çınlama veya uğultu şikayeti ortaya çıkarsa, derhal doktorunuza
danışınız.
Eğer yağlı karaciğeriniz varsa doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Erkeklerde;
Prostat karsinom (kötü huylu tümör) tedavisi alıyorsanız tedaviniz hormon tedavisinde
uzman bir hekim tarafından izlenmelidir.
Tedavinizin ilk haftasında şikayetleriniz ve belirtiler kötüleşebilir; bu durum kanınızdaki
testosteron seviyesinin geçici olarak artmasından kaynaklanır.
Metastaz (yayılım) kaynaklı idrar yolu tıkanıklığınız varsa doktorunuz tedavinin ilk
haftalarında sizi dikkatli izlemelidir. Testislerin bir veya her ikisinin alınması veya östrojen
tedavisi gibi alternatif tedaviler bu gibi durumlarda daha güvenlidir.
Vertebral (omur ile ilgili) metastazınız (yayılımınız) varsa LUCRİN DEPOT ile tedaviye
başlangıçta doktorunuz sizi dikkatli izlemelidir.
LUCRİN DEPOT ile tedavi ediliyorsanız, kanda yüksek glikoz seviyesi oluşabilir. Bu
nedenle diyabet (şeker hastalığı) gelişebilir veya mevcut diyabet durumunda, kan şekerinin
korunması daha zor kontrol edilebilir. Bu nedenle doktorunuz kan şekerinizi kontrol
edecektir.
Yüksek kan şekeri, diyabet (şeker hastalığı), yüksek kolesterol ve/veya yağlı karaciğer
öykünüz varsa, doktorunuz sizi metabolik sendrom/değişiklikler açısından yakından
izlemelidir.
LUCRİN DEPOT ile tedavi ediliyorsanız, kalp problemleri (kalp krizi, ani ölüm ve felç)
riskiniz artabilir. Doktorunuz prostat kanseri için tedavi yöntemine karar verirken kalp
problemleri riskini dikkatlice değerlendirecektir. Bu risk düşük olmasına rağmen,
doktorunuz sizi kalp ve damar hastalıkları bulgu ve belirtileri için yakından takip edecektir.
Kalp ritminin düzensizleşmesi (aritmiler) dahil olmak üzere bir kalp veya kan damarı
rahatsızlığınız varsa veya bu durumlar için ilaç tedavisi görüyorsanız, LUCRİN DEPOT
kullanırken kalp ritmi problemleri riski artabilir.
LUCRİN DEPOT ile tedavi sizin için bir risk içeriyorsa hekiminiz LUCRİN DEPOT
yerine LUCRİN’in günlük dozajı ile tedaviye başlamayı düşünebilir. Günlük tek doz iyi
tolere edilirse LUCRİN DEPOT’a dönülebilir.
Tedavinizin başlarında testosteron ve asit fosfataz (prostat bezinde bulunan enzim)
seviyeniz geçici olarak yükselebilir, sonrasında kademeli olarak düşer.
Androjen deprivasyon tedavisi QT aralığını uzatabilir. Doktorlar, QT uzaması risk
faktörleri ile ilgili öyküsü olan hastalarda ve QT aralığını uzatabilen eşzamanlı tıbbi
ürünler alan hastalarda LUCRİN tedavisine başlamadan önce Torsade de pointes (bir çeşit
kalp ritim bozukluğu) potansiyeli dahil olmak üzere yarar/risk oranını değerlendirmelidir.
Kadınlarda;
LUCRİN DEPOT ile tedaviniz uzman hekim tarafından yürütülmelidir.
LUCRİN DEPOT tedavisine başlamadan önce, gebe olmadığınızdan emin olmalısınız.
Şüphe halinde gebelik testi yapılmalıdır.
Eğer ağız yolu ile alınan doğum kontrol ilacı veya diğer hormon bazlı doğum kontrol ilacı
kullanıyorsanız, LUCRİN DEPOT ile tedaviye başlamadan önce sona erdirmelisiniz. Diğer
doğum kontrol yöntemleri tedavi sırasında kullanılmalıdır. Hamilelik süreciniz başladığı
anda tedavi durdurulmalıdır.
Tedavinin ilk haftasında seks hormonlarının geçici artışı sebebi ile şikayetler ve belirtilerde
artış görülebilir. Bu şikayetler ve belirtiler tedaviye devam edilmesi ile ortadan kalkacaktır.
Menapozda beklenildiği gibi LUCRİN DEPOT ile tedavi sırasında kemik mineral
yoğunluğunda (KMY) azalma olabilir. KMY kaybının altı aylık tedavi süresinden sonra
geri dönüşümlü olduğu gösterilmiştir. Yapılan çalışmalar, 6 ve 12 aylık tedaviden sonra
KMY kaybı göstermiştir.
Anormal vajinal kanamanız varsa LUCRİN DEPOT ile tedaviye başlanılmadan önce
sebebi belirlenmelidir.
Çocuklarda;
LUCRİN DEPOT tedavisi için erken ergenlik riskine karşın önlem alınmalıdır. LUCRİN
DEPOT ile tedavi öncesi adrenal (böbrek üstü) veya eşey bezlerde (üreme bezlerinde)
büyüme veya bu bezlerde tümör oluşmasından kaynaklanan erken ergenlik elimine
edilmelidir. Erken ergenliğin eşey bezlerini (üreme bezlerini) etkileyen hormonlardan
(gonadotropinler) bağımsız olması da elimine edilmelidir.
Gerçek erken puberte (santral erken puberte) için uygulanan LUCRİN DEPOT tedavisi
sırasında kemik kaybı (kemik mineral yoğunluğunda azalma) ortaya çıkabilir. Ancak
tedavinin durdurulmasından sonra kemik kaybı ortadan kalkar ve geç ortaya çıkan ergenlik
dönemde normal düzeylere dönebilir.
LUCRİN DEPOT ile tedavinin yetişkin kemik yoğunluğu ve uzun süreli güvenlik
üzerindeki etkisi, tedaviden etkilenmiş gibi görünmemektedir.
Tedavinin bırakılması, uyluk kemiği başına ait büyüme plağının kaymasına neden olabilir.
Bu durumun olası nedeni, tedavi sırasında kadınlık hormonunun (östrojen) düşük
konsantrasyonuna bağlı olarak büyüme plağını zayıflatması olabilir. Tedavinin
durdurulmasından sonra büyüme hızı artışı, büyüme plağının yer değiştirmesi için kuvvetin
azalmasıyla sonuçlanır. Hormon salgılanmasının yeterince kontrol edilememesinin uzun
süreli etkileri bilinmemektedir. Daha sonraki yetişkin boyu ile uyumlu olabilir.
Enjeksiyon bölgesinde steril apse durumunda emilimin azalması nedeni ile hormonal
parametreler her iki haftada bir izlenmelidir.
Progresif (ilerleyici) beyin tümörlerinin tedavisinden önce bireysel riskler ve yararlar
dikkatlice değerlendirilmelidir.
Tedavinin ilk bir/iki ayı boyunca kızlarda hormon kesilme belirtisi olarak vajinal kanama,
lekelenme ve akıntı görülebilir. Tedavinin ilk bir/iki ayından sonraki vajinal kanamalar
incelenmelidir.
Erken gelişen ergenlik için GnRH (gonadotropin salıverici hormon) tedavisi esnasında
kemik mineral yoğunluğu azalabilir. Ancak tedavinin kesilmesini takiben kemik kütlesi
büyümesi korunur ve geç ergenlerde kemik kütlesi tedaviden etkilenmez.
Dozlama şeması ile yeterli tedavi sağlanmazsa ya da hatalı dozlama yapılmışsa, bu durum
ergenlik sürecinin yetersiz kontrolüne yol açabilir. Adet görme, meme büyümesi veya
testis büyümesi gibi ergenlik belirtileri geri dönecektir. Uzun sürede ortaya çıkacak
sonuçları bilinmemektedir; kişinin nihai boy uzunluğunu daha da kısıtlayacak olması
mümkündür.
Eğer yukarıda belirtilenlerden herhangi biri sizin için geçerli ise veya emin değilseniz,
LUCRİN DEPOT kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen
doktorunuza danışınız.
LUCRİN DEPOT’un yiyecek ve içecek ile kullanılması
Uygulama yöntemi açısından yiyecek ve içeceklerle etkileşimi yoktur.
Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız .
Hamile iseniz bu ilacı kullanmayınız. Hamile kadınlarda löprolid asetat kullanımı hakkında
yeterli bilgi yoktur. Bu nedenle, LUCRİN DEPOT tedavisine başlamadan önce hamilelik
ihtimalinin olmadığından emin olunmalıdır.
Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar tedavi süresince etkili doğum kontrolü uygulamak
zorundadırlar. Eğer gebeliği önleyici bir yöntem gerekli görülüyorsa hormonal olmayan bir
korunma yöntemi kullanılmalıdır.
LUCRİN DEPOT kullanımı kadınlarda ve erkeklerde doğurganlığı olumsuz yönde
etkileyebilir. Kadınlarda bu etki ilaç bırakıldıktan 6 ay sonra normale döner. Löprolid asetat
ile tedaviden sonra erkek doğurganlığı hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Hamileyseniz veya hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı
planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Tedaviniz sırasında hamile oldu ğ unuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza
danı ş ınız.
Emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
LUCRİN DEPOT’un emzirme döneminde kullanımı kontrendikedir. Löprolid asetatın anne
sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. LUCRİN DEPOT tedavisine başlamadan önce
emzirme sonlandırılmalıdır ve LUCRİN DEPOT tedavisi sırasında emzirilmemelidir.
Tedaviniz sırasında emziriyorsanız hemen doktorunuza veya eczacınıza danı ş ınız.
5
Dozaj ve Kullanım Şekli
Nasıl kullanılır?
Bu ilaçlar sadece kullanma tecrübesi olan bir doktor veya hemşire tarafından hazırlanmalı ve
verilmelidir. LUCRİN DEPOT kendiniz hazırlamamalısınız veya enjekte etmemelisiniz.
Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:
İlacınızı ne zaman ve nasıl alacağınız konusunda doktorunuzun talimatlarını izleyiniz. Eğer
emin değilseniz, doktorunuza ya da eczacınıza sorunuz.
Önerilen doz, her 3 ayda bir kez LUCRİN DEPOT enjeksiyonudur. LUCRİN DEPOT, kas
içine (intramusküler) veya deri altına (subkütan) uygulanır. Endometriozis veya rahim
miyomu tedavisi gören kadınlarda, LUCRİN DEPOT tedavi süresi 6 ay ile
sınırlandırılmalıdır.
Çocuklarda kullanımı
Gerçek erken gelişen ergenlik tedavisi için dozaj, her çocuk için uygun şekilde
ayarlanmalıdır. Doz, vücut ağırlığına ve LUCRİN DEPOT'un etkinliğine bağlıdır.
Tedavi özel bir pediyatrik endokrinolog tarafından takip edilmelidir.
Vücut ağırlığı 20 kg ve 20 kg’dan fazla olan çocuklar
130 mg mikroküre içeren 1 ml (11,25 mg löprolid asetat) süspansiyon, cilt altına enjeksiyon
şeklinde her 3 ayda bir kez uygulanır.
Vücut ağırlığı 20 kg’dan az olan çocuklar
Bazı durumlarda aşağıda yer alanlar geçerli olabilir:
Aksi belirtilmediği sürece 0,5 ml'lik LUCRİN DEPOT (5,625 mg löprolid asetat), her 3 ayda
bir kez cilt altına (örneğin, karın, sırt ya da uyluk altı) enjekte edilir. Sadece, doktorunuz
tarafından belirlenen miktarda enjekte edilecektir.
Çocuğunuzun kilo alımı izlenmelidir.
Doktorunuz tedaviye karşı göstermiş olduğunuz gelişmeye göre uygulama dozajını
ayarlayacaktır. Tedavinin süresi, doktor tarafından ebeveyn/vasi uyarınca belirlenecektir.
Doktorunuz, tedaviyi sürdürmenin gerekliliğini belirlemek için çocuğunuzun kemik yaşını 6-
12 ay boyunca aralıklarla izlemelidir.
Gebelik, tedaviye başlamadan önce kızlar için ekarte edilmelidir. Genellikle, tedavi sırasında
gebelik oluşumu göz ardı edilemez. Bu gibi durumlarda, doktorunuza danışınız.
Tedavinizin doktorunuzun önerdiği aralıklarla uygulandığından emin olunuz. LUCRİN
DEPOT’u, mümkün olduğu kadar zamanında 3 aylık önerilen doz ile alınız. Erken ergenlik
belirtilerinin tekrarını önlemek için uygulama aralığı 90 ± 2 gün olmalıdır. Enjeksiyonun
uygulama tarihi (90 ± 2 gün) olması durumunda, tedavi sonuçları etkilenmeyecektir.
Uygulama yolu ve metodu:
LUCRİN DEPOT kas içine ya da deri altına uygulanır.
Uygulama için hazırlama
Önceden doldurulmuş çift bölmeli enjektörün en iyi performansı almak için aşağıdaki
talimatları okuyunuz ve uygulayınız:
1. Ayrıca tedarik edilen pistonu, en sondaki tıpa
dönmeye başlayana kadar tıpanın içine vidalayınız.
İğnenin güvenli şekilde takıldığından emin olmak
için iğneyi saat yönünde çeviriniz. İğneyi
sıkmayınız.
2. Enjektörü DİK KONUMDA tutunuz. Birinci tıpa
haznenin ortasındaki mavi çizgiye gelene kadar
pistonu YAVAŞÇA itiniz.
3. Parçacıkları çözücü ile iyice karıştırmak için
gösterildiği gibi şırıngayı hafifçe sallayınız.
Süspansiyon süt gibi görünecektir. Parçacıklar
tıpaya yapıştığında, parmağınızı şırıngayla temas
ettiriniz.
4. İğnenin etrafındaki koruyucu kılıfı çıkarınız ve
şırınganın havasını çıkarmak için pistonu hareket
ettiriniz.
5. Şırınganın tüm içeriğini kas içine veya deri altına
enjekte ediniz. Enjeksiyon bölgesini düzenli olarak
değiştiriniz.
Değişik yaş grupları:
Çocuklarda kullanım:
12 yaşından büyük kızlarda ve 13 yaşından büyük erkeklerde LUCRİN DEPOT kullanımının
bırakılması göz önüne alınmalıdır.
Yaşlılarda kullanım:
Yaşlı hastalar için özel bir doz önerisi yoktur.
Özel kullanım durumları:
Böbrek yetmezliği
Böbrek yetmezliğinde kullanımı için herhangi bir veri yoktur.
Karaciğer yetmezliği
Karaciğer yetmezliğinde kullanımı için herhangi bir veri yoktur.
Kullanmanız gerekenden daha fazla LUCRİN DEPOT kullandıysanız:
LUCRİN DEPOT’un gerekenden fazla kullanımı ile ilgili yeterli bilgi deneyim
bulunmamaktadır. Doz aşımı durumunda doktorunuz sizi yakından izleyecek ve tedavi
edecektir.
LUCRİN DEPOT’dan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya
eczacı ile konuşunuz.
LUCRİN DEPOT’u kullanmayı unutursanız:
LUCRİN DEPOT’u kullanmayı unutursanız, LUCRİN DEPOT’u aynı gün içerisinde
uygulayabilirsiniz.
Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.
LUCRİN DEPOT ile tedavi sonlandırıldığında ki oluşabilecek etkiler:
LUCRİN DEPOT ile tedavi aniden sonlandırıldığında belirtilerde artış gözlenecektir. Kendi
kararınızla tedaviyi sonlandırmayınız. Tedavinin sonlandırılmasına yol açabilecek
sorunlarınız bulunuyorsa doktorunuzla iletişime geçiniz.
Bu ilacın kullanımı ile ilgili daha fazla sorunuz varsa doktorunuza ya da eczacınıza danışınız.
Eğer LUCRİN DEPOT’un etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleminiz var ise
doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.
6
Yan Etkiler ve Görülme Sıklıkları
Olası yan etkiler nelerdir?
Tüm ilaçlar gibi, LUCRİN DEPOT’un içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde
yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, LUCRİN DEPOT kullanmayı durdurunuz ve DERHAL
doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Aşırı duyarlılık (nefes alıp verme veya yutma güçlüğü, dilde, boğazda, yüzde,
dudaklarda şişme (anjiyoödem), kırmızı renkli döküntü veya şiş yumruların eşlik ettiği
şiddetli deri kaşıntısı gibi)
- Ciddi, yaşamı tehdit eden alerjik reaksiyon (anafilaktik reaksiyon) (kızarıklık, kaşıntı,
boğaz şişmesi veya solunum durması gibi)
Aşağıda sıklığı bilinmeyen (güncel veriler ışığında sıklığı tahmin edilemeyen)
belirtilenlerden herhangi birini fark ederseniz derhal tıbbi yardım alınız:
- Gövdede genellikle merkezi kabarcıklar, cilt soyulması, ağız, boğaz, burun, cinsel
organ ve göz ülserleri ile kırmızımsı alevlenmemiş, hedef benzeri veya dairesel lekeler
yaşarsanız. Bu ciddi deri döküntülerinden önce ateş ve grip benzeri semptomlar
olabilir. (Stevens-Johnson Sendromu/Toksik Epidermal Nekroliz)
- Cilt kızarıklığı ve kaşıntılı döküntü. (Toksik cilt erüpsiyonu (döküntüsü))
- Ciltte kırmızı lekelere veya lekelere neden olan, daha soluk kırmızı halkalarla çevrili
koyu kırmızı bir merkeze sahip bir hedef gibi görünebilen bir cilt reaksiyonu (Eritema
Multiforme (Düzensiz kırmızı lekeler ile döküntü)).
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin LUCRİN
DEPOT’a karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye
yatırılmanıza gerek olabilir.
Löprolid kullanılmaya başlandıktan sonra 6 ila 12 ay boyunca kemik erimesine (osteoproz)
yol açabilir.
Daha önce hormon tedavisi almamış olan erkeklerde, tedavinin ilk haftasında genellikle
serum androjen (testosteron) düzeylerinde artış meydana gelir . Sonuç olarak, prostat kanseri
şikayet ve belirtileri (genellikle kemik ağrısı) artabilir. Birkaç vakada, idrar yolu daralması ve
böbrek fonksiyonunun azalması, sinir sisteminde zayıflama ve gıdıklanma / karıncalanma
hissi veya bacaklarda bariz sebepler olmadan belirgin bir şekilde kaşıntı hissi (parestezi)
gözlenmiştir. Yukarıda açıklanan değişiklikler normal olarak geçicidir ve 1 ila 2 hafta sonra
azalır.
Tedavinin ilk haftaları boyunca kadınlarda estradiol (kadın seks hormonu) seviyelerindeki
geçici artıştan kaynaklanan şikayetler ve belirtilerde artış olabilir.
Çocuklarda tedavinin ilk fazında, seks hormonu seviyesinde kısa süreli artış görülebilir. Bu
durumu prepuberal değerlerin azalması (hormon düzeyinde düzelme) takip eder. Sonuç
olarak, özellikle tedavinin başlangıcında yan etkiler ortaya çıkabilir. Kızların GnRH
tedavisinin kesilmesinden sonra, femur epifizi (kalça başı) kayması görülebilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1’inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
LUCRİN DEPOT’un kullanılması sonucunda aşağıda belirtilen yan etkiler ortaya çıkabilir:
Sıklık
Erkeklerde Kadınlarda Çocuklarda
İstenmeyen Etki
Çok Yaygın -Anormal kilo alımı
-Seks isteğinde azalma
(libido azalması)
-Sıcak basması
-Damar genişlemesi
(vazodilatasyon)
-Yüzde kızarma
-Aşırı terleme
(hiperhidroz)
-Kemik ağrısı
- Kas güçsüzlüğü
-Bakteri ya da virüsün
sebep olduğu vajinal
enfeksiyon
-İştah artışı
-Anormal kilo alımı
-Anormal kilo kaybı
-Ruh hali değişimleri
(kısa süreli kullanım)
-Sinirlilik
-Seks isteğinde azalma
( l ibido azalması)
Sıklık
Erkeklerde Kadınlarda Çocuklarda
İstenmeyen Etki
-Gece boyunca aşırı
idrara çıkma (noktüri)
-Sertleşme bozukluğu
(iktidarsızlık)
-Testislerde bozukluk
(testiküler bozukluk)
-Kollarda ve bacaklarda
sıvı birikmesi (periferik
ödem)
-Yorgunluk hissi
-Enjeksiyon bölgesi
reaksiyonları
-Kanda laktik
dehidrogenaz (doku
hasarına bağlı üretilen
enzim) artışı
-AST seviyesinin artışı
(karaciğer enzimi)
-Uykusuzluk
-Depresyon (kısa süreli
kullanım)
- Kararsız duygu durum
-Baş dönmesi
-Baş ağrısı
-Migren
-Sıcak basması
-Damar genişlemesi
(vazodilatasyon)
-Bulantı
-Aşırı terleme
(hiperhidroz)
-Sivilce (akne)
-Eklem ağrısı (artralji)
-Sırt ağrısı
-Meme ağrısı
-Vajina iltihabı (vajinit)
-Rahim ağzında ağrı
(serviks ağrısı)
-Ağrı
-Zayıflık / uyuklama /
enerji eksikliği gibi genel
duygular (asteni)
-Enjeksiyon bölgesinde
ağrı
-Enjeksiyon bölgesi
sertliği
-Genel fiziksel sağlık
bozulması
- Kemik kütlesi kaybı
Yaygın -Öksürük ve boğmaca
öksürüğü ile ortaya çıkan
solunum yolu
enfeksiyonu (bronşit)
-İdrar yolu enfeksiyonu
-Kansızlık (anemi)
-İştahsızlık (anoreksi)
-İştah artışı
-Anormal kilo kaybı
-Ruh hali değişimleri
(uzun süreli kullanım)
-Uykusuzluk
-Depresyon (uzun ve kısa
süreli kullanım)
-Endişe (anksiyete)
-Baş dönmesi
-Baş ağrısı
- Uyuşma ve
-İdrar yolu enfeksiyonu
-Vulvovajinal
kandidiyazis (vajinadaki
belirli bir mantar
enfeksiyonu)
-İnfluenza virüsünün
sebep olduğu grip
(influenza)
-Üst solunum yolu
enfeksiyonu (farenjit)
-Üst solunum yolu
enfeksiyonu
(nazofarenjit)
-Demir eksikliği
kansızlığı (anemi)
-Tiroid enfeksiyonu
(tiroidit)
- Kandaki kolesterol
-Bakteri ya da virüsün
sebep olduğu vajinal
enfeksiyon
-Anormal kilo alımı
-Büyüme gecikmesi
-Ruh hali değişimleri
(uzun süreli kullanım)
-Depresyon (uzun süreli
kullanım)
- Kararsız duygu durum
-Baş ağrısı
-Damar genişlemesi
(vazodilatasyon)
-Bulantı
-Kusma
-Karın ağrısı
-Karın krampları
- Döküntü
Sıklık
Erkeklerde Kadınlarda Çocuklarda
İstenmeyen Etki
karıncalanma hissi
(paraestezi)
-Halsizlik düşkünlük
(letarji)
-Uyuklama
-Hafıza bozukluğu
(bellek bozukluğu)
-Tat alma bozukluğu
-Dokunma hissinde
azalma (hipoestezi)
-Bulanık görme
-Tıkanıklık ile kalbin
yetersiz pompalama gücü
(konjestif kalp
yetmezliği)
-Kalp ritminde bozukluk
(aritmi)
-Kalp krizi (miyokard
infarktüsü)
-Göğüste baskı yapan acı
veren his (anjina
pektoris)
-Lenf sıvısının birikmesi
(lenfödemi)
-Yüksek tansiyon
(hipertansiyon)
-Toplardamarın pıhtılı
iltihabı, genellikle
ağrıyan, kırmızı ve sert
deri şeklinde hissedilir
(tromboflebit)
-Nefes alıp verme
esnasında ses çıkarma
(hırıltılı solunum)
(plevral sürtünme)
-Akciğerleri sertleştiren
ve hastanın giderek nefes
almasını zorlaştıran
durum (pulmoner fibröz)
-Nefes darlığı (dispne)
-Solunum yolu kaslarının
kasılması ve solunum
yollarının şişmesi
nedeniyle oluşan krize
bağlı (paroksismal)
tıkanıklık (astım)
-Akciğerlerde akıcı
sıvının ani başlayan ve
birden şiddetlenen
düzeyinde artış
(hiperkolesterolemi)
-İştah azalması
-Ruh hali değişimleri
(uzun süreli kullanım)
-Uyku bozukluğu
-Depresyon (uzun süreli
kullanım)
-Endişe (anksiyete)
-Kafa karışıklığı
-Ağır (majör) depresyon
(klinik depresyon)
-Anormal düşünceler
- Düşmanlık
-Gerginlik, huzursuzluk
(ajitasyon)
-Uyuşma ve
karıncalanma hissi
(paraestezi)
-Uyuklama
-Hafıza bozukluğu
(bellek bozukluğu)
-Hafıza kaybı
-Unutkanlık (amnezi)
-Dokunma hissinde
azalma (hipoestezi)
-Ani bilinç kaybı bayılma
(senkop)
-Kas sertliğinde artış
(hipertoni)
-Titreme (tremor)
-Hareketlerde anormallik
(hiperkinezi)
-Konuma bağlı baş
dönmesi (postural
vertigo)
-Anormal koordinasyon
-Bölgesel
kasılmalar/nöbetler (lokal
konvülsiyonlar)
-Bulanık görme
-Göz bozukluğu
-Göz tembelliği
(ambliyopi)
-Gözün zarındaki
enfeksiyon; kaşıntı, sulu
veya kırmızı göz
(konjunktivit)
- Baş dönmesi (vertigo)
-Sivilce (akne)
-Anormal deri kokusu
-Çatlaklar
-Kabarık yaralı (püstüllü)
döküntü
-Erkeklerde meme
dokusunda büyüme
(jinekomasti)
-Meme değişiklikleri
-Vajinal kanama
-Genital akıntı
-Vajinal akıntı
-Vajina iltihabı (vajinit)
-Lekelenme
-Ağrı
-Enjeksiyon bölgesi
reaksiyonları
Sıklık
Erkeklerde Kadınlarda Çocuklarda
İstenmeyen Etki
birikimi (akut pulmoner
ödem)
-Kabızlık
-Bulantı
-Kusma
-Dışkıda kan veya koyu
renkli dışkılama, kan
içeren kusma
(gastrointestinal kanama)
-Karında şişkinlik,
gerginlik
-İshal (diyare)
-Ciltte kızarıklık (eritem)
-Saç dökülmesi
-Ciltte morarma (ekimoz)
-Derinin ilaca karşı
olumsuz tepkisi (deri
reaksiyonları)
-Kaşıntı (prurit)
-Kas ağrısı (miyalji)
-Kemik şişmesi
-Eklem ağrısı (artralji)
-Sırt ağrısı
-Kol ve bacaklarda ağrı
(ekstremite ağrısı)
-Kas spazmı (istemsiz
kasılma)
- Ağrılı veya zor idrara
çıkma (disüri)
-İdrarda kan (hematuri)
-Erkeklerde meme
dokusunda büyüme
(jinekomasti)
-Meme hassasiyeti
-Testislerde küçülme
(testiküler atrofi)
-Penis kabarması (penil
blister)
-Ağrı
-Göğüs ağrısı
-Şişme (ödem)
-Uygulama bölgesi
ödemi (şişlik)
-Zayıflık / uyuklama /
enerji eksikliği gibi genel
duygular (asteni)
-Ateş (pireksi)
-Enjeksiyon bölgesi
iltihaplanması
-Kulak çınlaması (tinnit)
-Sağırlık
-Taşıt tutması
-Kulak şişmesi (dış kulak
enfeksiyonu)
-Kalp ritminde hızlanma
(taşikardi)
-Çarpıntı (palpitasyon)
-Yüksek tansiyon
(hipertansiyon)
-Burun kanaması
(epistaksi)
-Nefes darlığı (dispne)
-Öksürük
-Balgam artışı
-Boğaz ve ağız ağrısı
(orofarengeal ağrı)
-Kabızlık
-Öğürme
-Kusma
-Mide iç duvarı yangısı
(gastrit)
-Karında şişkinlik,
gerginlik
-İshal (diyare)
-Midede şişkinlik ya da
ağrı hissi ile hazımsızlık,
geğirme, bulantı, kusma
ve mide ekşimesi
(dispepsi)
-Ağız kuruluğu
-Karın ağrısı (alt ve üst)
-Bağırsak gazı (flatülans)
-Diş eti iltihabı (gingivit)
-Bir virüs, bakteri veya
mantarın neden olduğu
dudak ile ağız
boşluğunda görülen ağrılı
yaralar iltihaplanma
(stomatit)
-Üst gastrointestinal
(yemek borusu, mide ve
bağırsakta) kanama
nedeniyle kokulu, siyah,
ince dışkı (melena)
-Karında (midede)
rahatsızlık
-Dil bozukluğu
- Anormal karaciğer
Sıklık
Erkeklerde Kadınlarda Çocuklarda
İstenmeyen Etki
(inflamasyonu)
-Enjeksiyon bölgesinde
kalınlaşma (enjeksiyon
bölgesinde kitle)
-Enjeksiyon bölgesinde
ağrı
-Enjeksiyon bölgesi
sertliği
-Enjeksiyon bölgesinde
apse (steril)
-Enjeksiyon bölgesinde
şişme
-Ani üşüme
-Grip benzeri hastalık
-Kırmızı kan hücrelerinin
hacmi ile toplam kan
hacmi arasındaki oranın
azalması (hematokrit
azalması)
-Kandaki hemoglobin
miktarının azalması
-Kanda üre artışı
-Kanda kreatinin artışı
-Kanda alkali fosfataz
artışı
-Kandaki prostat spesifik
antijen (PSA) seviyesinin
artışı
-ALT (karaciğer enzimi)
seviyesinin artışı
-Gama glutamil
transferaz (GGT)
(karaciğer enzimi)
seviyesinin artışı
-Kalp ritminde bozukluk
(anormal
elektrokardiyogram
(EKG))
-Kanda transaminaz
(enzim) miktarının
artması
fonksiyonu (hepatik
fonksiyon anormalliği)
-Karaciğer yağlanması
(hepatik steatoz)
-Ciltte kızarıklık (eritem)
-Saç dökülmesi
-Ciltte morarma (ekimoz)
-Döküntü
-Deri (cilt) kuruluğu
-Şiddetli kaşıntı ve
döküntü (kurdeşen,
ürtiker)
-Derinin ilaca karşı
olumsuz tepkisi (deri
reaksiyonları)
-Kıl (saç) bozukluğu
-Kaşıntı (prurit)
-Gece terlemesi
-Deride renk bozukluğu
(pigmentasyon
bozukluğu)
-Deride aşırı yağ salgısı
(sebum) üretimi (sebore)
-Anormal/aşırı kıl
büyümesi (hirsutizm)
-Kaşıntılı döküntü
(egzema)
-Tırnak bozukluğu
-Deride normal olmayan
doku büyümesi (deri
nodülü)
-Kemik ağrısı
-Kas ağrısı (miyalji)
-Eklem bozukluğu
(artropati)
-Kas güçsüzlüğü
-Kas çekilmesi
-Kas spazmı (istemsiz
kasılma)
-Boyun ağrısı
-İltihapsız eklem hasarı
(osteoartrit)
-Ense sertliği
-Kas kemik dokusunda
sertlik (muskuloskeletal
sertlik)
-Eklem kapsülünün
çevresindeki dokuların
iltihaplanması ( p eriartrit)
Sıklık
Erkeklerde Kadınlarda Çocuklarda
İstenmeyen Etki
- Ağrılı veya zor idrara
çıkma (disüri)
-Sık idrara çıkma
(polaküri)
-Gece boyunca aşırı
idrara çıkma (noktüri)
-Böbrek ağrısı
-Meme değişiklikleri
-Meme büyümesi
-Bel bölgesinde ağrı
(pelvik ağrı)
-Ağrılı adet kanaması
(dismenore)
-Meme küçülmesi (meme
atrofisi)
-Genital akıntı
-Vajinal akıntı
-Memeden süt akıntısı
gelmesi (galaktore)
-Düzensiz adet kanaması
(metroraji)
-Menopozal belirtiler
-Ağrılı cinsel ilişki
(disparüni)
-Aşırı adet kanaması
(menoraji)
-Göğüs ağrısı
-Şişme (ödem)
-Kollarda ve bacaklarda
sıvı birikmesi (periferik
ödem)
-Yorgunluk hissi
-Ateş (pireksi)
-Enjeksiyon bölgesi
reaksiyonları
-Ani üşüme
-Susama
-Halsizlik (malez)
-Vücutta sıvı birikmesi
(yaygın ödem)
-Enjeksiyon bölgesinde
kaşıntı (enjeksiyon
alanında pruritus)
-Enjeksiyon bölgesinde
kanama
-İrritasyon (rahatsızlık)
(iritabilite)
-Anormal karaciğer
fonksiyon testi
Sıklık
Erkeklerde Kadınlarda Çocuklarda
İstenmeyen Etki
-Dışkıda gizli kan
bulunması
(gastrointestinal sistemde
meydana gelen kanama)
Yaygın
Olmayan
-Tıkalı burun, hapşırma
ve burun akıntısı ile
ortaya çıkan burun
akıntısında iltihaplanma
(nazal mukoza
enfeksiyonu) (rinit)
-İçi sıvı dolu mikroplu
kitle (enfekte kist)
-Virüslerin sebep olduğu
enfeksiyon (viral
enfeksiyon)
-Kandidiyazis (belirli bir
mantar enfeksiyonu)
-Kandaki mikrop varlığı
ve artması (sepsis)
-Ciltte mantar
enfeksiyonu
-İyi ya da kötü huylu
büyüme (tümör
(neoplazm)
-Beyaz kan hücrelerinin
birikmesinden dolayı
kötü huylu bir büyümeye
benzeyen iyi huylu
büyüme (psödolenfoma)
-Beyaz kan hücrelerinde
artış (eozinofili)
-Aşırı duyarlılık
-Kan şekerinde artış
(hiperglisemi)
-Açlık hissi, terleme, baş
dönmesi ve/veya kalp
çarpıntısı gibi belirtilerle
ortaya çıkan kan
şekerinde düşüş
(hipoglisemi)
-Vücudun su kaybetmesi
(dehidrasyon)
-Ruh hali değişimleri
(kısa süreli kullanım)
-Uyku bozukluğu
-Titreme (tremor)
-Tek ve geçici epileptik
nöbetler (basit parsiyal
nöbetler)
-Bakteriyal ya da viral
enfeksiyon
-Tıkalı burun, hapşırma
ve burun akıntısı ile
ortaya çıkan burun
akıntısında iltihaplanma
(nazal mukoza
enfeksiyonu) (rinit)
-Üst solunum yolu
enfeksiyonu
-Kokulu idrar, ateş, sırt
veya kaburga ağrısı ile
ilişkili böbrek veya
pelvik (kasık veya alt
karın bölgesi) enfeksiyon
(piyelonefrit)
-Sivilce (fronkül)
-İyi ya da kötü huylu
büyüme (tümör
(neoplazm))
-Enfeksiyonlara karşı
artan duyarlılıkla kendini
gösteren kandaki beyaz
kan hücrelerinde azalma
(lökopeni)
-Lenf düğümünde
tıkanma (deviyasyon)
(lenfadenopati)
-Pıhtılaşma bozukluğu
(koagülopati)
-İştahsızlık (anoreksi)
-Fikirlerin ısrarlı bir
şekilde sürdürüldüğü
düşünce bozuklukları
(delüzyon)
-Kişilik bozuklukları
-Aşırı sevinç duyguları
(öforik ruh hali)
-Duyumsamazlık; duygu,
motivasyon ve coşku
eksikliği (apati)
-Çığlık atma
-Tat alma bozukluğu
-Denge bozukluğu
( a taksi)
-Bakteriyal ya da viral
enfeksiyon
-Tıkalı burun, hapşırma
ve burun akıntısı ile
ortaya çıkan burun
akıntısında iltihaplanma
(nazal mukoza
enfeksiyonu) (rinit)
-İnfluenza virüsünün
sebep olduğu grip
(influenza)
-Üst solunum yolu
enfeksiyonu (farenjit)
-Burun akması ya da
tıkanması dahil olmak
üzere sinüs enfeksiyonu
(sinüzit)
-İyi ya da kötü huylu
büyüme (serviks
neoplazm (rahim ağzı
tümörü))
-Aşırı duyarlılık
-Guatr (tiroit bezinin
büyümesi)
-Erken ergenlik
-İştah artışı
-Ruh hali değişimleri
(kısa süreli kullanım)
-Sinirlilik
-Depresyon (kısa süreli
kullanım)
-Uyuklama
-Ani bilinç kaybı bayılma
(senkop)
-Hareketlerde anormallik
(hiperkinezi)
-Kalp ritminde
yavaşlama (bradikardi)
-Yüksek tansiyon
(hipertansiyon)
-Bacaklarda ve kollarda
damar ile ilgili (vasküler)
hastalık (periferik
vasküler bozukluk)
- Burun kanaması
Sıklık
Erkeklerde Kadınlarda Çocuklarda
İstenmeyen Etki
-Göz tembelliği
(ambliyopi)
-Kulak ağrısı
-Baş dönmesi (vertigo)
-Kulak çınlaması (tinnit)
-Kalp karıncıklarının
erken kasılması
(ventriküler ekstrasistol)
-Kalbin yetersiz
pompalama gücü (kalp
yetmezliği)
-Kalp ritminde
yavaşlama (bradikardi)
-Kalp ritminde
düzensizliğe sebep olan,
kan iletimindeki belirli
bozukluk
(atriyoventriküler blok)
-Kan veya lenf
damarlarında hastalık
(anjiyopati)
-Kan damarlarında ya da
kalpte genişleme
(anevrizma)
-Dolaşım sistemindeki
bozukluk (sirküler
kollaps)
-Dokuda kan birikmesi
(hematom)
-Kol ve bacaklarda zayıf
kan dolaşımı (zayıf
periferal dolaşım)
-Burun kanaması
(epistaksi)
-Kan ya da kan lekeli
balgamlı öksürük
(hemoptizi)
-Akciğer dokusunun
esnekliğinin kaybına
bağlı şiddetli nefes
darlığı ile sonuçlanan
akciğer hastalığı
(amfizem)
-Öksürük
-KOAH (Kronik
obstrüktif akciğer
hastalığı) (Bronşlarda
kalıcı ve ilerleyici
tıkanıklığa bağlı kronik
-Göz rahatsızlığı
-Göz ağrısı
-Kulak ağrısı
-Ses çıkarmada güçlük
(disfoni)
-Boğazda istemsiz
kasılma krampları
(larengospazm)
-Diş eti kanaması
-Bağırsak yüzeyinde
iltihaplanma (kolit)
-Karaciğer hassasiyeti
-Kırmızı lekeler ve
şişliklerle döküntü
(makülopapüler döküntü)
-Işık hassasiyeti
(fotosensitivite
reaksiyonu)
-Deri (ciltte) renk
değişimi
-Anormal deri kokusu
-Deri (cilt) bozukluğu
-Eklem iltihabı (artrit)
-İdrar tutmada güçlük
(üriner inkontinans)
-Vajinal kanama
-Menstrüel (adet
döngüsü) bozukluk
-Meme şişmesi
-Rahim bozukluğu
-Enjeksiyon bölgesinde
aşırı duyarlılık
-Enjeksiyon bölgesinde
kalınlaşma (enjeksiyon
bölgesinde kitle)
-Yüzde sıvı birikmesi
(yüzde ödem)
-Vücut sıcaklığının
artması
-Anormal laboratuvar
testleri
(epistaksi)
-Solunum yolu kaslarının
kasılması ve solunum
yollarının şişmesi
nedeniyle oluşan krize
bağlı (paroksismal)
tıkanıklık (astım)
-Kabızlık
-Yutma güçlüğü (disfaji)
-Midede şişkinlik ya da
ağrı hissi ile hazımsızlık,
geğirme, bulantı, kusma
ve mide ekşimesi
(dispepsi)
-Diş eti iltihabı (gingivit)
-Saç dökülmesi
-Kıl (saç) bozukluğu
-Anormal/aşırı kıl
büyümesi (hirsutizm)
-Tırnak bozukluğu
-Deride bölgesel
kalınlaşma (deri
hipertrofisi)
-Küçük kanama
nedeniyle ciltte kırmızı
lekeler (purpura)
-Pigmentasyon
kaybından dolayı cildin
renginin değişmesi
(lökoderma)
-Kas ağrısı (miyalji)
-Eklem bozukluğu
(artropati)
-Eklem ağrısı (artralji)
-Kas hastalığı (miyopati)
-İdrar tutmada güçlük
(üriner inkontinans)
-Meme büyümesi
-Meme ağrısı
-Ağrılı adet kanaması
(dismenore)
-Menstrüel (adet
döngüsü) bozukluk
-Rahim ağzında
bozukluk (serviks
bozukluğu)
-Erkeklerde kadın
özelliklerinin gelişimi
( feminizasyon
Sıklık
Erkeklerde Kadınlarda Çocuklarda
İstenmeyen Etki
akciğer hastalığı)
-Mide iç duvarı yangısı
(gastrit)
-Üst karın bölgesinde
hassasiyet, ağrı, dışkı
renginde açılma
(karaciğer iltihaplanması)
(kolestatik hepatit)
-Karaciğer hücrelerinin
hasar görmesi
(hepatoselüler hasar)
-Döküntü
-Kırmızı lekeler ve
şişliklerle döküntü
(makülopapüler döküntü)
-Deri (cilt) kuruluğu
-Kıl (saç) bozukluğu
-Gece terlemesi
-Soğuk terleme
-İdrar tutmada güçlük
(üriner inkontinans)
-Sık idrara çıkma
(polaküri)
-Mesane bozukluğu
nedeniyle idrarın
mesanede tutulması
(üriner retansiyon)
-İşeme bozukluğu
(miktürisyon bozukluğu)
-İdrar kaybının artması
(poliüri)
-Testislerde ağrı
(testiküler ağrı)
-Meme büyümesi
-Vücudun alt tarafındaki
ödem (gravitasyonal
ödem)
-Vücuttaki nemli
dokunun kuruması
(mukozal kuruluk)
-Enjeksiyon bölgesinde
irritasyon (tahriş
nedeniyle oluşan durum)
-Halsizlik (malez)
-Yürüme güçlüğü
-Kanda ürik asit artışı
-Kırmızı kan
hücrelerinde
sedimentasyon (çökme)
kazanılması)
-Kollarda ve bacaklarda
sıvı birikmesi (periferik
ödem)
-Ateş (pireksi)
-Organ dokularında aşırı
büyüme (hipertrofi)
-Kırmızı kan
hücrelerinde
sedimentasyon (çökme)
hızı artışı
-Kanda bağışıklık sistemi
tarafından üretilen
(antinükleer) antikor
varlığı
Sıklık
Erkeklerde Kadınlarda Çocuklarda
İstenmeyen Etki
hızı artışı
-Kanda kalsiyum artışı
-Kanda testosteron artışı
-Anormal karaciğer
fonksiyon testi
-Kandaki trombosit
sayısında azalma
-İdrarda protein
bulunması
-Beyaz kan hücre
(akyuvar) sayısının
artması
-Retikülosit sayısı artışı
(bazı kan hücreleri)
-Kemik kırığı (kırık)
-Kafa travması
-Düşme
-Cihaz tıkanması
-Cerrahi olarak tümör
çıkarılması (tümör
eksizyonu)
-Poliplerin mesaneden
cerrahi olarak çıkarılması
(transüretral mesane
rezeksiyonu)
-Böbrek taşı kırdırılması
( l itotripsi)
Çok Seyrek
-Ciddi, yaşamı tehdit
eden alerjik reaksiyon
(anafilaktik reaksiyon)
-Genel alerjik
reaksiyonlar (ateş,
döküntü, örn. kaşıntı)
Bilinmiyor -Bakteriyal ya da viral
enfeksiyon
-Apse (irin dolu şişlik)
-Üst solunum yolu
enfeksiyonu (farenjit)
-Akciğer enfeksiyonu
(pnömoni)
-Cilt (deri) kanseri (cilt
karsinomu)
-Ciddi, yaşamı tehdit
eden alerjik reaksiyon
(anafilaktik reaksiyon)
-Guatr (tiroit bezinin
büyümesi)
-Beynin belirli bir
bölümünde inme ( p itüiter
-Apse (irin dolu şişlik)
-Akciğer enfeksiyonu
(pnömoni)
-Cilt (deri) kanseri (cilt
karsinomu)
-Kansızlık (anemi)
-Ciddi, yaşamı tehdit
eden alerjik reaksiyon
(anafilaktik reaksiyon)
-Guatr (tiroit bezinin
büyümesi)
-Beynin belirli bir
bölümünde inme (pitüiter
apopleksi)
-Şeker hastalığı (kan
şekeri düzeninin
-İdrar yolu enfeksiyonu
-Apse (irin dolu şişlik)
-Akciğer enfeksiyonu
(pnömoni)
-Cilt (deri) kanseri (cilt
karsinomu)
-Beynin belirli bir
bölümünde inme (pitüiter
apopleksi)
-Şeker hastalığı (kan
şekeri düzeninin
bozulduğu metabolik bir
hastalık) (diabetes
mellitus)
-Açlık hissi, terleme, baş
dönmesi ve/veya kalp
Sıklık
Erkeklerde Kadınlarda Çocuklarda
İstenmeyen Etki
apopleksi)
-Şeker hastalığı (kan
şekeri düzeninin
bozulduğu metabolik bir
hastalık) (diabetes
mellitus)
-Kandaki bazı yağların
(kolesterol, LDL-
kolesterol, trigliseritler)
seviyesinde artış
(hiperlipidemi)
-Kandaki fosfat
seviyesinin artması
(hiperfosfatemi)
-Kandaki protein
seviyesinin azalması
(hipoproteinemi)
-Sinirlilik
-Seks isteğinde artış
(libido artışı)
-Fikirlerin ısrarlı bir
şekilde sürdürüldüğü
düşünce bozuklukları
(delüzyon)
-İntihar düşüncesi
- İntihar girişimi
-Ani bilinç kaybı bayılma
(senkop)
-Kollar ve bacaklarda
yüzeysel sinir hasarı
(periferal nöropati)
-İnme (serebrovasküler
olay)
-Bilinç kaybı
-Beyne giden kan
akışının geçici olarak
bozulması, geriye hiçbir
belirti bırakmayan veya
çok az belirti bırakan
geçici felç (geçici
iskemik atak)
-Felç
-Kas-sinir bozukluğu
(nöromiyopati)
- İdiyopatik intrakraniyal
hipertansiyon
(baş ağrısı, çift görme ve
görme duyusuyla ilgili
diğer belirtiler ve bir
bozulduğu metabolik bir
hastalık) (diabetes
mellitus)
-Açlık hissi, terleme, baş
dönmesi ve/veya kalp
çarpıntısı gibi belirtilerle
ortaya çıkan kan
şekerinde düşüş
(hipoglisemi)
-Vücudun su kaybetmesi
(dehidrasyon)
-Kandaki bazı yağların
(kolesterol, LDL-
kolesterol, trigliseritler)
seviyesinde artış
(hiperlipidemi)
-Kandaki fosfat
seviyesinin artması
(hiperfosfatemi)
-Kandaki protein
seviyesinin azalması
(hipoproteinemi)
-Seks isteğinde artış
(libido artışı)
-İntihar düşüncesi
- İntihar girişimi
-Halsizlik, düşkünlük
(letarji)
-Kollar ve bacaklarda
yüzeysel sinir hasarı
(periferal nöropati)
-İnme (serebrovasküler
olay)
-Bilinç kaybı
-Beyne giden kan
akışının geçici olarak
bozulması, geriye hiçbir
belirti bırakmayan veya
çok az belirti bırakan
geçici felç (geçici
iskemik atak)
-Felç
-Kas-sinir bozukluğu
(nöromiyopati)
- İdiyopatik intrakraniyal
hipertansiyon
(baş ağrısı, çift görme ve
görme duyusuyla ilgili
diğer belirtiler ve bir
çarpıntısı gibi belirtilerle
ortaya çıkan kan
şekerinde düşüş
(hipoglisemi)
-Vücudun su kaybetmesi
(dehidrasyon)
-Kandaki bazı yağların
(kolesterol, LDL-
kolesterol, trigliseritler)
seviyesinde artış
(hiperlipidemi)
-Kandaki fosfat
seviyesinin artması
(hiperfosfatemi)
-Kandaki protein
seviyesinin azalması
(hipoproteinemi)
-Seks isteğinde artış
(libido artışı)
-Uykusuzluk
-Uyku bozukluğu
-Endişe (anksiyete)
-Fikirlerin ısrarlı bir
şekilde sürdürüldüğü
düşünce bozuklukları
(delüzyon)
-Baş dönmesi
-Uyuşma ve
karıncalanma hissi
(paraestezi)
-Halsizlik düşkünlük
(letarji)
-Hafıza bozukluğu
(bellek bozukluğu)
-Tat alma bozukluğu
-Dokunma hissinde
azalma (hipoestezi)
-Kollar ve bacaklarda
yüzeysel sinir hasarı
(periferal nöropati)
-İnme (serebrovasküler
olay)
-Bilinç kaybı
-Felç
-Kas-sinir bozukluğu
(nöromiyopati)
- İdiyopatik intrakraniyal
hipertansiyon
(baş ağrısı, çift görme ve
Sıklık
Erkeklerde Kadınlarda Çocuklarda
İstenmeyen Etki
kulakta veya her iki
kulakta çınlama ya da
uğultuyla kendini
gösteren kafa içi basınç
artışı)
-Kasılmalar/Nöbetler
(konvülsiyon)
-Göz rahatsızlığı
-Göz bozukluğu
-Göz kuruluğu
-İşitme kaybı
-Kalp ritminde hızlanma
(taşikardi)
-Ani kardiyak ölüm
-Damar enfeksiyonu
(flebit)
-Kan damarlarında pıhtı
oluşmasına bağlı damar
tıkanıklığı (tromboz)
-Düşük kan basıncı
(hipotansiyon)
-Varis
-Akciğer zarları arasında
anormal sıvı birikmesi
(plevral efüzyon)
-Akciğer hastalığı
(akciğer infiltrasyonu)
-Solunum bozukluğu
-Sinüs tıkanıklığı (sinüs
konjesyonu)
-Akciğer atardamarının
tıkanması (pulmoner
emboli)
-Akciğerdeki hava
keseciklerinin etrafının
kalınlaşması sonucu
nefes alıp vermede
zorluk (interstisyel
akciğer hastalığı)
-Yutma güçlüğü (disfaji)
-Ağız kuruluğu
-İnce bağırsakta ülser
(duodenal ülser)
-Ağız, yemek borusu,
mide ve bağırsaklardan
oluşan sindirim sistemi
bozukluğu
(gastrointestinal
bozukluk)
kulakta veya her iki
kulakta çınlama ya da
uğultuyla kendini
gösteren kafa içi basınç
artışı)
-Kasılmalar/Nöbetler
(konvülsiyon)
-Göz kuruluğu
-İşitme kaybı
-Tıkanıklık ile kalbin
yetersiz pompalama gücü
(konjestif kalp
yetmezliği)
-Kalp ritminde bozukluk
(aritmi)
-Kalp krizi (miyokard
infarktüsü)
-Göğüste baskı yapan acı
veren his (anjina
pektoris)
-Kalp ritminde
yavaşlama (bradikardi)
-Lenf sıvısının birikmesi
(lenfödemi)
-Damar enfeksiyonu
(flebit)
-Kan damarlarında pıhtı
oluşmasına bağlı damar
tıkanıklığı (tromboz)
-Düşük kan basıncı
(hipotansiyon)
-Varis
-Nefes alıp verme
esnasında ses çıkarma
(hırıltılı solunum)
(plevral sürtünme)
-Akciğerleri sertleştiren
ve hastanın giderek nefes
almasını zorlaştıran
durum (pulmoner fibröz)
-Kan ya da kan lekeli
balgamlı öksürük
(hemoptizi)
-Akciğer zarları arasında
anormal sıvı birikmesi
(plevral efüzyon)
-Akciğer hastalığı
(akciğer infiltrasyonu)
- Solunum bozukluğu
görme duyusuyla ilgili
diğer belirtiler ve bir
kulakta veya her iki
kulakta çınlama ya da
uğultuyla kendini
gösteren kafa içi basınç
artışı)
-Kasılmalar/Nöbetler
(konvülsiyon)
-Bulanık görme
-Göz rahatsızlığı
-Göz bozukluğu
-Göz tembelliği
(ambliyopi)
-Göz kuruluğu
-Kulak çınlaması (tinnit)
-İşitme kaybı
-Kalp ritminde bozukluk
(aritmi)
-Kalp ritminde hızlanma
(taşikardi)
-Sıcak basması
-Lenf sıvısının birikmesi
(lenfödemi)
-Kan damarlarında pıhtı
oluşmasına bağlı damar
tıkanıklığı (tromboz)
-Düşük kan basıncı
(hipotansiyon)
-Nefes darlığı (dispne)
-Öksürük
-Solunum bozukluğu
-Sinüs tıkanıklığı (sinüs
konjesyonu)
-Dışkıda kan veya koyu
renkli dışkılama, kan
içeren kusma
(gastrointestinal kanama)
-Karında şişkinlik,
gerginlik
-İshal (diyare)
-Ağız kuruluğu
-Ağız, yemek borusu,
mide ve bağırsaklardan
oluşan sindirim sistemi
bozukluğu
(gastrointestinal
bozukluk)
- Mide ülseri ( p eptik
Sıklık
Erkeklerde Kadınlarda Çocuklarda
İstenmeyen Etki
-Mide ülseri (peptik
ülser)
-Bağırsakta kabartı
(rektal polip)
-Anormal karaciğer
fonksiyonu (hepatik
fonksiyon anormalliği)
-Ağır karaciğer hasarı
-Sarılık
-Alkol dışı yağlı
karaciğer hastalığı
-Düzensiz kırmızı lekeler
ile döküntü (eritema
multiforme)
-Işık hassasiyeti
(fotosensitivite
reaksiyonu)
-Şiddetli kaşıntı ve
döküntü
(kurdeşen,ürtiker)
-Cilt enfeksiyonu
(dermatit)
-Ciltteki yaraların
iltihaplanması (büllöz
dermatit)
-Ciltte döküntülü yaralar
(eksfolyatif dermatit)
-Ciltte kabarcıklar ve
soyulmalarla birlikte
döküntü (Stevens-
Johnson Sendromu ve
Toksik Epidermal
Nekroliz)
-Anormal saç büyümesi
-Deride renk bozukluğu
(pigmentasyon
bozukluğu)
-Deride doku
bozukluğu/yara (deri
lezyonu)
-Yüz şişmesi
-Eklem bozukluğu
(artropati)
-Omurgada ağrı ve ısı
artışı, şekil bozukluğu
(ankilozan spondilit)
-Kas ile kemiği bağlayan
doku (tendon) iltihabı
( t enosinovit)
-Sinüs tıkanıklığı (sinüs
konjesyonu)
-Akciğer atardamarının
tıkanması (pulmoner
emboli)
-Akciğerdeki hava
keseciklerinin etrafının
kalınlaşması sonucu
nefes alıp vermede
zorluk (interstisyel
akciğer hastalığı)
-Dışkıda kan veya koyu
renkli dışkılama, kan
içeren kusma
(gastrointestinal kanama)
-Yutma güçlüğü (disfaji)
-İnce bağırsakta ülser
(duodenal ülser)
-Ağız, yemek borusu,
mide ve bağırsaklardan
oluşan sindirim sistemi
bozukluğu
(gastrointestinal
bozukluk)
-Mide ülseri (peptik
ülser)
-Bağırsakta kabartı
(rektal polip)
-Ağır karaciğer hasarı
-Sarılık
-Düzensiz kırmızı lekeler
ile döküntü (eritema
multiforme)
-Cilt enfeksiyonu
(dermatit)
-Ciltteki yaraların
iltihaplanması (büllöz
dermatit)
-Ciltte döküntülü yaralar
(eksfolyatif dermatit)
-Ciltte kabarcıklar ve
soyulmalarla birlikte
döküntü (Stevens-
Johnson Sendromu ve
Toksik Epidermal
Nekroliz)
-Anormal saç büyümesi
-Deride doku
bozukluğu/yara (deri
ülser)
-Ciltte morarma (ekimoz)
-Deri (cilt) kuruluğu
-Düzensiz kırmızı lekeler
ile döküntü (eritema
multiforme)
-Işık hassasiyeti
(fotosensitivite
reaksiyonu)
-Şiddetli kaşıntı ve
döküntü (kurdeşen,
ürtiker)
-Aşırı terleme
(hiperhidroz)
-Cilt enfeksiyonu
(dermatit)
-Ciltteki yaraların
iltihaplanması (büllöz
dermatit)
-Ciltte döküntülü yaralar
(eksfolyatif dermatit)
-Ciltte kabarcıklar ve
soyulmalarla birlikte
döküntü (Stevens-
Johnson Sendromu ve
Toksik Epidermal
Nekroliz)
-Anormal saç büyümesi
-Kaşıntı (prurit)
-Deride renk bozukluğu
(pigmentasyon
bozukluğu)
-Deride doku
bozukluğu/yara (deri
lezyonu)
-Yüz şişmesi
-Kemik şişmesi
-Kas ile kemiği bağlayan
doku (tendon) iltihabı
(tenosinovit)
- Kemik erimesi
(osteoporoz)
-Sık idrara çıkma
(polaküri)
-Ani (acil) idrara çıkma
ihtiyacı (idrar
sıkıştırması)
-İdrarda kan (hematuri)
- Meme hassasiyeti
Sıklık
Erkeklerde Kadınlarda Çocuklarda
İstenmeyen Etki
- Kemik erimesi
(osteoporoz)
-Ani (acil) idrara çıkma
ihtiyacı (idrar
sıkıştırması)
-Mesane spazmı
(istemsiz kasılma)
-İdrar yolu bozukluğu
-İdrar yolunda tıkanıklık
(idrar yolu
obstrüksiyonu)
-Meme ağrısı
-Penis şişmesi
-Penis bozukluğu
-Prostat ağrısı
-Enjeksiyon bölgesindeki
kan pıhtıları
(hematomlar)
-Normal olmayan doku
büyümesi (nodül)
-Susama
-İltihaplanma
(inflamasyon,
enfeksiyon)
-Kasık veya alt karın
bölgesinde bağ dokusu
artışı (pelvik fibroz)
-EKG değişimi (QT
uzaması)
-Kemik kütlesi kaybı
-EKG'de daralmış veya
tıkanmış kan damarlarına
bağlı kan akışının
yavaşlama belirtileri
(EKG'de miyokardiyal
iskemi bulguları)
-Kanda potasyum
azalması
-Beyaz kan hücre
(akyuvar) sayısının
azalması
-Kanama zamanı
testlerinde süre uzaması
(protrombin zamanı (PT)
uzaması)
-Kanama zamanı
testlerinde süre uzaması
(aktive parsiyel
tromboplastin zamanı
lezyonu)
-Yüz şişmesi
-Kemik şişmesi
-Omurgada ağrı ve ısı
artışı, şekil bozukluğu
(ankilozan spondilit)
-Kas ile kemiği bağlayan
doku (tendon) iltihabı
(tenosinovit)
- Kemik erimesi
(osteoporoz)
-Ani (acil) idrara çıkma
ihtiyacı (idrar
sıkıştırması)
-İdrarda kan (hematuri)
-Mesane spazmı
(istemsiz kasılma)
-İdrar yolu bozukluğu
-İdrar yolunda tıkanıklık
(idrar yolu
obstrüksiyonu)
-Meme hassasiyeti
-Enjeksiyon bölgesi
iltihaplanması
(inflamasyonu)
-Enjeksiyon bölgesinde
apse (steril)
-Enjeksiyon bölgesindeki
kan pıhtıları
(hematomlar)
-Normal olmayan doku
büyümesi (nodül)
-İltihaplanma
(inflamasyon,
enfeksiyon)
-Kasık veya alt karın
bölgesinde bağ dokusu
artışı (pelvik fibroz)
-Kanda üre artışı
-Kanda ürik asit artışı
-Kanda kreatinin artışı
-Kanda kalsiyum artışı
-Kalp ritminde bozukluk
(anormal
elektrokardiyogram
(EKG))
-EKG'de daralmış veya
tıkanmış kan damarlarına
bağlı kan akışının
-Testislerde küçülme
(testiküler atrofi)
-Testislerde bozukluk
(testiküler bozukluk)
-Prostat ağrısı
-Düzensiz adet kanaması
(metroraji)
-Aşırı adet kanaması
(menoraji)
-Göğüs ağrısı
-Şişme (ödem)
-Zayıflık / uyuklama /
enerji eksikliği gibi genel
duygular (asteni)
-Enjeksiyon bölgesi
iltihaplanması
(inflamasyonu)
-Enjeksiyon bölgesinde
ağrı
-Enjeksiyon bölgesi
sertliği
-Enjeksiyon bölgesinde
apse (steril)
-Enjeksiyon bölgesindeki
kan pıhtıları
(hematomlar)
-Ani üşüme
-Normal olmayan doku
büyümesi (nodül)
-Susama
-Kasık veya alt karın
bölgesinde bağ dokusu
artışı (pelvik fibroz)
-Kemik kütlesi kaybı
-Kanda üre artışı
-Kanda ürik asit artışı
-Kanda kreatinin artışı
-Kanda kalsiyum artışı
-Anormal karaciğer
fonksiyon testi
-Beyaz kan hücre
(akyuvar) sayısının
artması
-Kalp seslerinde
bozukluk (kardiyak
üfürüm)
-Kanda bilirubin artışı
-Omurga kırığı (omur
kırılması)
Sıklık
Erkeklerde Kadınlarda Çocuklarda
İstenmeyen Etki
uzaması)
(aPPT)
-Kalp seslerinde
bozukluk (kardiyak
üfürüm)
-LDL (kötü huylu
kolesterol) artışı
-Kanda trigliseridlerin
(kan yağı) artması
-Kanda bilirubin artışı
-Omurga kırığı (omur
kırılması)
yavaşlama belirtileri
(EKG'de miyokardiyal
iskemi bulguları)
-Kandaki trombosit
sayısında azalma
-Kanda potasyum
azalması
-Beyaz kan hücre
(akyuvar) sayısının
artması
-Beyaz kan hücre
(akyuvar) sayısının
azalması
-Kanama zamanı
testlerinde süre uzaması
(protrombin zamanı (PT)
uzaması)
-Kanama zamanı
testlerinde süre uzaması
(aktive parsiyel
tromboplastin zamanı
uzaması)
(aPPT)
-Kalp seslerinde
bozukluk (kardiyak
üfürüm)
-LDL (kötü huylu
kolesterol) artışı
-Kanda trigliseridlerin
(kan yağı) artması
-Kanda bilirubin artışı
-Omurga kırığı (omur
kırılması)
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız
doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Yan etkilerin raporlanması:
Kullanma Talimatında yer alan veya almayan herhangi bir yan etki meydana gelmesi
durumunda hekiminiz, eczacınız veya hemşireniz ile konuşunuz. Ayrıca karşılaştığınız yan
etkileri www.titck.gov.tr sitesinde yer alan “İlaç Yan Etki Bildirimi” ikonuna tıklayarak ya da
0 800 314 00 08 numaralı yan etki bildirim hattını arayarak Türkiye Farmakovijilans Merkezi
(TÜFAM)’ne bildiriniz. Meydana gelen yan etkileri bildirerek kullanmakta olduğunuz ilacın
güvenliliği hakkında daha fazla bilgi edinilmesine katkı sağlamış olacaksınız.
Kaynak ve güncelleme
